9 Ekim 2017 Pazartesi

kaptanlik

Kadınlar ve hataları ile ilgili yazmaya başlarken, erkeklerin hataları ve yapması gerekenlerle de ilgili yazacağım, demiştim. Bu haftadan itibaren bir sürede erkeklere kadınlarla ilgili bilgi verip, ne yapıp ne yapmamaları gerektiği ile ilgili yol göstermeye çalışacağım.

Bir misal üzerinden gidersek konuyu anlatmak daha rahat olacak. Öncelikle evlilik hayatını bir gemiye benzetelim. Erkek bu geminin kaptanıdır. Kadın da kıymetli bir yolcu, değerli bir emanettir. Sermayeleri de sevgidir. Birbirlerine ihtiyaçları vardır. Birlikte gitmeleri gereken bir istikamet vardır. Kaptan hem gemiden hem yolcudan sorumludur. Geminin yönetimi ve yolcuyu korumak kaptanın en önemli görevidir. Kaptan nasıl davranırsa bu yolcu ile güzel bir yolculuk yapma ihtimali yüksek olur?

Birincisi: Yolculuk öncesi yolcuyu doğru bilgilendirmek önemli. Öncelikle dürüst olun. Evlilik öncesi daha yola çıkmadan bu konuda kaptanın açık olması iyi olur. Erkeklerin en büyük hatası evlilik öncesi kendilerini çok zorlayarak istemedikleri şeyleri yapmaları ya da yapacağına dair söz vermeleridir. Evlilik hayatına geçince erkek bunları yapmayınca kadın hayal kırklığına uğruyor, eşini dürüst olmamakla, olduğu gibi görünmemekle suçluyor.

Bekar gençlerden çok mektup geliyor. Mesela; nişanlı erkeklerin en büyük şikayeti nişanlılarının telefonda çok konuşması ve az konuşmak isteyince de “sen beni sevmiyorsun” suçlamalarına maruz kalmaları. Bir kadın ve erkeğin konuşma ihtiyaçları asla birbirinin aynı değildir.

Kadınların beyninin her iki yanında konuşma merkezi olduğu için kadınların konuşmayı severler, ve konuşacak konu bulmakta sorun çekmezler. Erkeklerin konuşma merkezleri sadece solda olduğu için erkekler kadınlar kadar konuşamazlar. Bilimsel olarak; erkekler bir günde yaklaşık yedi bin, kadınlar bir günde yirmi bin kelime kullanıyorlar.

Nişanlınız sizin yedi binlik kapasitenizi yirmi bine çıkarmanızı istiyorsa, sırf onu kırmamak için kendinizi zorlayarak uzun uzun konuşmaya çalışmayın. Fakat yedi binlik kapasitenizi onunla konuşurken en iyi şekilde kullanın.

Evlilik öncesi uğraşırsanız, çok konuşabilirsiniz; fakat evlenince o kadar konuşmak istemeyeceksiniz. Fakat nişanlınız hayalini konuşkan bir koca üzerine kurduysa, hayal kırıklığı yaşayacaktır. Ya da bunun gibi pek çok konuda; dışarıda yemek, sinemaya gitmek, çiçek almak, hatta nişanlının istediği gibi giyinmek gibi konularda erkek genellikle kendini zorluyor. Evlenince de bunları yapmayınca sorun oluyor. Bu noktada erkeklerin kendilerini olduğu gibi göstermeleri çok önemli.

Dürüst olun, kendinizi başka türlü göstermeyin, sizi olduğunuz gibi seviyorsa, kabul ediyorsa sizinle evlensin. Kaptan olarak yolculuk güllük gülistanlık gidecek havası vermeyin. Yolcuya çıkabilecek fırtınalar ve tehlikelerle ilgili bilgi verin. Hazırlıklı olsun.

İkincisi: Yolcu ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalışın. Yolcu, kaptanın kendi cinsinden olmadığı için kaptanın yolcu ile ilgili araştırma yapıp bilgi edinmesi, yolculuğun selameti açısından önemlidir. Bu yüzden kadın erkek farklılıklarını her erkeğin bilmesi lâzım ki eşine doğru davranabilsin. Sonrasında da yolcunun kişilik özelliklerine dikkat edip onu tanımaya çalışırsa yolculuk daha güzel geçer.

Üçüncüsü: Kaptanlık görevinizi yolcuya asla kaptırmayın. Kaptanlık zor bir görevdir, sorumluluk isteyen bir iştir; ama bırakmak gibi bir lüksünüz yok. Yolcu olmak daha rahattır; fakat o rahat kadın içindir, erkeğe yaramaz, erkeği bozar. Evlilik gemisini bekleyen en büyük tehlike budur.

Günümüz kadınlarının derdi kaptan olmak. “Sen kaptansan ben de kaptanım.” Kadın-erkek eşitliği yaygaraları yüzünden son yarım yüzyıldan beri kadınlar, erkeklerin elinden geminin dümenini kapmaya çalışıyorlar. Kaptan olmak kadın fıtratına uygun değildir, kadını fazlasıyla yorar yıpratır.

İnsan olarak eşitiz; ama sorumluluklar ve haklar noktasında kadın ve erkek eşit olamaz. Çünkü bir gemi eşit yetkiye sahip iki kaptanla gitmez, batar. Dümeni, yolcunun isteklerini de dikkate alarak çevirin; fakat sakın dümeni yolcuya bırakıp dinlenmeye çekilmeyin.

Dördüncüsü: İyi bir kaptan iyi bir yönetici olmalıdır. Yolcu hata edebilir, sorun çıkarabilir, kaptan sorunu çözmek için en iyi yolun ne olduğunu bulmak için gayret göstermek zorundadır. Yolcu hata etti diye, yolcuya kötü davranmak ya da surat asıp bir köşede oturmak iyi bir kaptanın yapacağı işler değil. Günümüzde erkeklerin en büyük hatası, evliliklerinde sorun olduğunda düzeltmeye çalışmak yerine eşlerine soğuk davranarak cezalandırmaya çalışmalarıdır.

İyi bir yöneticinin en önemli özelliği güler yüzlü olmasıdır. Asık yüzle otorite ya da saygınlık sağlamak mümkün değildir. Erkek yöneticiliğini güler yüz ve şefkatle yapmalı, kadına nasıl davranması gerektiğini bilmelidir.

Beşincisi: Yolculukta yolcunun da isteklerini dikkate almak önemlidir, sevgi sermayesini batırmamak için. Erkeklere, kendinizi olduğunuz gibi gösterin derken, sadece kendi isteklerinizi yaparak bencilce davranın, demek istemiyorum elbette. Sevgi emek ister, fedakarlık ister. Yolcuyu mutlu etmek için istemediğiniz şeyleri de yapmalısınız bazen, onunla keyifli bir yolculuk yapmak istiyorsanız.

Mesela; kadınlar arada bir eşi ile dışarıda yemeğe gitmek ister. Erkek zaten bütün gün dışarıda, öğlen yemeğini de dışarıda yemiştir. O da bir an önce kendimi eve atsam da karımın yaptığı yemekleri yesem, bir uzanıp dinlensem diye canı ister.

Fakat kadın dışarıda yemekten mutlu oluyorsa erkekler arada bir fedakarlık yapıp, eşlerinin isteklerini yerine getirmelidir. Fakat bunu yaparken erkek suratını asıp söylenmemeli, yemek boyunca telefonla iş görüşmesi yapıp eşinin yüzüne bakmayarak ya da hesaba söylenerek eşinin burnundan getirmemelidir. O da karısı ile ilgilenmeli yemeğin keyfini çıkarmalıdır.

Altıncısı: İyi bir yönetici sabırlı olmalıdır. İdare etmeyi bilmelidir. Sabırsızlıkla ve öfkeyle hareket etmemelidir. Yolcuya; güzeli, doğruyu göstermek için en iyi yolu bulmak için çalışmalıdır.

Yedincisi: Kaptan yolcunun ihtiyaçlarını bilmeli ve yolcunun makul ihtiyaçlarını mutlaka karşılamalıdır. Kadınların ihtiyaçları konusuna haftaya devam edelim inşaallah.


Geçen haftadan kaldığımız yerden devam edelim. Evlilik hayatını bir gemiye benzetmiştik. Erkek bu geminin kaptanı, kadın da kıymetli bir yolcusu demiştik. Tabi bedava yolculuk olmaz. Kadına da bu yolculuk karşılığı gemi içinde düşen işler vardır. Aslında ikisi içinde işlerden daha öncelikli olan geminin sağlamlığıdır. Geminin dışı muhabbet zırhı ile kaplanırsa, gemi en azgın fırtınalara bile dayanabilir.

“Deniz dalgasız olmaz, güzel sevdasız olmaz.” Her türlü dalga ve fırtınaya karşı, ancak muhabbet zırhı direnebilir. “Güzel sevdasız olmaz.” dedik. Kaptan, geminin yakıtını sevgi ile doldurursa işi kolay olur. Çünkü:

Kadın=Sevgidir: Kadınların erkeklerden beklediği, en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir. Kadınlar, beynin duygusal merkezi olan sağ tarafı daha çok kullandıkları için, sevgi ihtiyaçları daha fazladır.

Minicik kız çocukları bile anne babanın yüz ifadelerini takip edip şirinlikler yaparlar ki daha fazla sevilebilmek için. Sevilen ve sevildiği hisseden kadınla yolculuk yapmak keyiflidir. Sevilmediğini düşünen kadın hırçındır, denizden daha dalgalıdır. Kaptan geminin selameti için yolcuyu sevgisiz bırakmamalıdır. Yolcuya ne kadar kızarsa kızsın, onu sevgiden mahrum ederek cezalandırmamalıdır.

Kadın=Duygudur: Kadınlar için duygular, gerçeklerden daha önemlidir. Bu yüzden duygularının dikkate alınmasını isterler. Kadınlar duygusal bir koca değil, duygularına saygılı olan koca isterler. Çok duygusal erkekler kadınları bir süre sonra bunaltır. Kadın, erkeğin onun duygularını dinlemesini ve anlamasını bekler. Yoksa erkeğin kendi duygularını uzun uzun anlatmasını değil. Kadınlar, kınanmadan ve suçlanmadan rahat rahat ağlayabilmek ister. Duygularını paylaşmak ister.

Kadın= Kelimedir: Kadınlar, hayat enerjilerini kelimelerle toplarlar. Tatlı sözler, iltifatlar, hoş hitaplar, kadınları güzelleştirir. Kırıcı sözler ve eleştiriler yaşam enerjilerini bozar. Kadınlar kelimelerle sevmek ve sevilmek isterler. Kelimeler kadınlar için önemlidir. Kadınlar sevildiklerini, güzel olduklarını, iyi olduklarını duymak isterler. Yaptıkları işin takdir edilmesini beklerler.

Kadın=Dildir: Erkek, kulak olursa ona, güzel bir uyum yakalamış olurlar. Kadınların çoğu zaman konuşalım demeleri bile “beni dinle” demektir. Konuşmak, yaşadıklarını sevdiği ile paylaşmak kadınların en büyük ihtiyacıdır. Erkeğin karısını dinlemek için mutlaka zaman ayırması gerekir. Bu ayırdığı zaman çok uzun bir zaman olmasa bile, bütün dikkati ile kadını dinliyorsa bu kadına yeterli olur. Fakat erkek kadına kulağını vermezse, kadının dili bir yılana dönüşebilir. Bu da oldukça tehlikelidir.

Kadın=Tendir: Yumuşaktır ve yumuşak dokunuşları sever. Hoyratlıktan, acelecilikten hoşlanmaz.

Kadın yumuşak erkek istemez. Onu incitmeden sevecek, yumuşak dokunmayı bilen güçlü erkek ister.

Kadın=Gönüldür: Çabuk kırılır, azarlanmayı, cezalandırılmayı sevmez. Önemli bir konu olmadıkça erkeğin onun her işine karışmasını, eleştirmesini istemez. Erkek de zaten kadının ıvır zıvır işlerine karışıp, çok konuşup saygınlığını yitirmemelidir.

Kadın= Detaydır: Küçük şeyler kadınlar için önemlidir. Kadın için küçük bir şey yapmak “bunu senin için yaptım” demeniz onun için çok değerlidir. Bir çiçek, hoş bir mesaj, sevdiği bir şeyi almak, tatlı bir bakış, tebessüm, ona ayrılmış kısa da olsa özel bir zaman…

Kadın=Şefkattir: Şefkat göstermeyi de görmeyi de sever. Erkek, kadına şefkatli davrandığında kadın değerli olduğunu hisseder.

Kadın=Neşedir: Erkeğe saçma ya da gereksiz gelebilecek pek çok konu, kadın için eğlencedir. Bu neşeye erkek, arada bir dahil olursa, birlikte gülebildikleri kadar yolculukları keyifli olur. Kadının neşesi ile neşelenmek erkeği rahatlatır.

Kadın=Hayattır: Kadın, erkeğin hayatının her alanında olmak ister. Dümeni ele almaya çalışabilir. Bu da yolculuğu tehlikeye düşürür. İşte o zaman kaptanın mahareti ortaya çıkar. Hayatın neşesini söndürmeden, geminin dümenini elinde tutmayı bilmesi lâzım. Bunun için de yolcunun diğer özelliklerini göz önüne alarak onu dümenden uzaklaştırması gerekir.

Kadın=Candır: Erkeğin canına can da katabilir, canından can da çıkarabilir.

Bu yüzden kaptanların işi çok önemlidir. Günümüzde erkeklerin çoğu, ben bu evin yöneticiliğini nasıl yapacağım, karıma nasıl davranmam gerekir, diye çaba sarf etmiyorlar. Kadınlar üzerinde oynanan pek çok oyunlar sebebi ile kadınların kafası zaten karışık. Sevmek sevilmek istiyorlar; fakat nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Kadın hata yaptığında erkek hemen sevgisini keserek, küserek, araya buz duvarı örerek onu cezalandırmaya kalkarsa batan gemi çok olur.

Kadının bir yanlışı olduğunda iş yönetici olan erkeğe düşer. Şefkat ile kadına yaklaşıp, yaratılış özelliklerini ortaya çıkarmayı başarırsa, gemi selametle yoluna devam edebilir.

Erkekten sevgi alamayan kadın, hırsını; paradan, alışverişten, oradan buradan çıkarmaya çalışır. Bu yüzden erkek, daha fazla kazanayım, diye muhabbetten çalmamalıdır. Çünkü kazandığını kadın bir şekilde harcamayı başarır. Muhabbet varsa daha çok çalışmaya da gerek yok zaten. Muhabbet olan evde, bereket mutlaka vardır.

Bu yüzden en önemlisi; gülü susuz, kadını sevgisiz bırakmayın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder